fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )



DİLENCİ

  

DİLENCİ

Garip bir duygudur duyguların içinde boğulmak

Önümüzdedir denizin mavisi,

     gökyüzünün yedi rengi

                                   işte oracıkta

yürürsün yürürsün erişemezsin

  duyguların öfkeye dönüşür

    öfke aptallığa

      ve kala kalırsın oracıkta

       yüreğin dolu

         gözlerin dolu

           beynin dolu

             avuçların ve kalbin bomboş.

Ben her gün burjuvanın asfaltlı yollarını çiğnerim,

                                                  dedi adam !

Oysa,ne şovenist ne faşistti.

Undura beygiri misali

   ya da hocanın  Bekir varir ya

      traka trak

        traka trak

          ede ede

            arka ayaklarının üstünde

Çiğnedi asfaltlı yollarını burjuvanın,öfkeyle.

Dilenciler tutulmamış köşe başlarını bekler

  bebeler süt,ekmek,sıcak yuva diye emekler

   boş bir lafazandır Allah versin,demekler.

Dilenci,buz gibi betonun üzerinde uzun eteğiyle

   kıç üstü oturmuş avuç açıyor,

incecik danteller ardında gizlenen

  yumuşak ve sıcak tüyler içinde korunan

süslü burjuva kokanalarının pembe gerilerine

  biraz gıpta,biraz kıskançlık içinde bakıyor !

Dilenci buz gibi bir havada çocuğu kucağında

  kıç üstü bir kaldırımda

    avuç açıyor yeni gelene

      burjuvanın asfaltlı yollarını çiğneyene.

Adam çiğnemede asfaltı

   dilenci ve bir çocuk

      hava bıçak

        kıç çıplak

          avuç açık.

Adam asfaltı çiğniyor hala hala

   ve adam küçülüyor

      küçülüyor adam

        ve dilenci büyüyor

         büyüyor dilenci.

Adam yok

  dilenci var

    dilenci asfaltta

      dilenciler

        hırsızlar

          fahişeler

           açlar

             onlar

               onlar gerçekten varlar.

Aslında hepimiz hepimiz birer dilenciyiz

   ömrümüzün başından sonuna kadar

     aş dilencisi

       iş dilencisi

        aşk dilencisi

          ümitle bekleyen

            bizler

              hepimiz birer dilenciyiz aslında.

Sonunda burjuvanın kölesi ya da köpeği

  fındık ile cevizi kırarlarken

    dişilerinin pembe kıçları dibinde

        sen gömülürsün halk mezarlığına

                                   soğuk bir havada

          ıssız topraklarında memleketinin garip diye.

Zaten ha yaşamışsın

  ha ölmüş

    ne fark eder

      senin için bir çizik yeter:

       bilmem kimden olma

         bilmem kimden doğma

           bilmem kim

             geberdi ,diye !

 

AyHan ALEMDAR

6 Aralık 1994

 

Bu sitede yer alan tüm şiir ve yazılar AyHan ALEMDAR'a ait olup;her hakkı, aksi belirtilmediği sürece saklıdır ...

İletişim : 0.532.672 66 97

Elektronik Posta : ayhan.alemdar@hotmail.com

Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.

Bu sayfada dakika saniye misafirim oldunuz .....