| | Üretsiz Blog oluştur


Your pictures and fotos in a slideshow on MySpace, eBay, Facebook or your website!view all pictures of this slideshow

BİTLER,İTLER VE HİTLER !

 

 BİTLER,İTLER VE HİTLER !

 Aslında hiç korkmadılar benden

                   korkmadan korktular (!) ;

ve aslında hiç sevmediler beni

                   sevmeden sevdiler (!)…

Derler ki “Eskiye rağbet olsaydı,

  bit pazarına nur yağardı ! “

 

Bitler…

  İtler…

   ve Hitler !

Ne alaka ?!

 

Bitler,eskiden kolayca yapışırdı

                    ve terketmezdi sevdiğini;

itler ise eskiden ısırdı mı koparır

                    asla bırakmazdı etimizi…

Hitler onurluydu eskiden

                   tüm şerefsizliğine rağmen…

ve şimdi değil nur,yağmaz yenilerin üstüne

                               bir damla yağmur…

ve işte

 ve işte tam da bu yüzden yeniler

  istifa edip çekip giderler

   bitlere,

     itlere

      ve Hitler’e rağmen !

 

AyHan ALEMDAR

31Temmuz 2011

ŞİMDİ SENİ ÖVENLERE BEN SÖVERİM !

 

ŞİMDİ SENİ ÖVENLERE BEN SÖVERİM !

Nur yüzlüler gözyaşı döktü sana !

Kahraman oldun bir anda,

yanlışmışsın amma

büyük insanmışsın aynı zamanda !

Kim mi dedi?

İktidar,devlet,medya iyi mi?

Yani en büyük işkembe-i Kübrasından Lafazan…

Amerikan botlu,Amerikan topuklu

en son Metin Hoca’yı katleden faşist ruhu…

Seni övdüler işkence edenler…

İzmir’de,Diyarbakır’da,Ankara’da dövenler.

Seni övdüler,F tipi ile güneşi karanlık edenler.

Seni övdüler,dün sana sövenler !

Evleri basıp bebeleri karanlık kuyulara gömenler…

Seni övdüler,resmine şeytan diye tükürenler;

Sen ki Güler Yüzlü Mavi Gözlü Dev idin

şiirlerinle nice orduları devirdin…

İşte böyle…

Geçenlerde nur yüzlü keçi sakallılar seni övdü.

Adamın biri ise tüm bunlara güldü…

Çünkü o adam da,Dünya’nın yedi kıtasında

yüzüne tükürülen bir eşkıya;

şimdilerde seni övenlere bol bol söven

namussuz bir vatan hainidir hala..!

 

  

AyHan ALEMDAR

7 Haziran 2011

KRİPTOCU TAVŞANLARIN SUYUNUN SUYU – II –

 

KRİPTOCU TAVŞANLARIN SUYUNUN SUYU – II –

 …nerede kalmıştık Sakallı ?

Yanıtsızsın…suskun

eee siz ki hoşgörülen ehven’i şer’siniz

dayanabilirseniz önümüzdeki son bentsiniz !

 

Siz derebeyi kalıntıları,

siz iliklerimize kadar işlemiş bezirganlar,

devlet koltuğunda şakşakçı teb’alar,

rüşvetçi komprodor uşaklar…

Yurtseverlikten anladığınız ;

“Padişahımız,efendimiz öldü.

 Padişahım çok yaşa ! “

 

Sakallı;Sosyalizm Batı için

iki yüz yıldır olmazsa olmazdır.

Biz de ise rozet sadece yakadadır,

gümrükten mal kaçırmak,

kafa ile mideyi ayrı çalıştırmak,

saçı başı yoldurmak,

üç kuruşluk beyinleri

taşlaştırıp molozlaştırmaktır ..!

 

Sakallı;bizim solcuyan tayfa,

Yahudi usulü lahavlecidir…

Çırpınan insanlar,umurlarında değildir.

Oturdukları peygamber postunda

çektikleri tesbihlerle

 hepsi neredeyse nirvanaya ermişlerdir..!

Sanki kokain tekkelerindeki

esrarkeş dervişlerdir …

Doğu’nun softa kafası,

Batı’nın maymun iştahı

bir sürü timsah gözyaşları

alaturkadan demogojik ütopik salata…

 

Sakallı;ister frak giy ister cübbe

istersen kızıl kaftan,

toplasan eder altı üstü bin adam…

Fikret’in dediği gibi;

“Kanun diye,kanun diye…”

kanun tepelemenin adıdır o makam !

Sizi gidi Sosyalist ahtopotlar,

sizi gidi Salazar’lar,

sizi gidi hikmet-i devlet Franko’lar !

 

Devlet devlet diye yüzyıllardır

sırça köşkte oturanlar,

hamamın kurnası başında

hamamın namusunu temizlediler !

Seyfiyeliler ile İlmiyeliler’in

züyuf akça ile ödenen ulufe’leri yetmedikçe

hep kazanları devirdiler…

 

Yani Cancağızım;

kılıçlı silahlı kuvvetler ile

sarıklı bilim adamlarına

enflasyon parası ile ödenen maaşları

geçimlerine yetmeyince

yeniçeri ayaklanır sadrazam gider

birkaç nabekar vezir damdan düşer

bakmışsın padişah zindanda

İngiliz sicimine yenik düşer !

Birileri kalkar,diğerleri oturur

böylelikle halk susturulur

ve böylece devlet kurtulur !

 

İşte sırça saray budur.

Bundan sonrası kolay olur:

“Novus Ordo Seclorum” kurulur…

 

 

 

AyHan ALEMDAR

6 Haziran 2011

 

( Devam Edecek…)

TANRILAR KAN İSTER

 

TANRILAR KAN İSTER

Ey Aristo;Sokrates senin kadar korkak değildi !

Soylu bir adam,tam da zamanında soylu ölmeli .

Eğer varlığı kötülük ediyorsa insana;

yazgıların,üzüntülerin hep gözyaşında

kaderin boyun büktüyse hayata,

mülkün temeli yoksa, zafer baldıranda !

 

O erk ki;evrende bir iğne başı kadar

yerin olmayan seni,kendine denk sayar !

O erk ki;gırtlağı kesik bir adamı asar;

öyle bir nizamdır ki yaşarken insan, susar !

 

Bir yanın davacı,bir yanın davalıdır yaşamda.

Bir yanın savcı,bir yanın mahkum doğada.

Her ikisi de acı çeker bu zorbalıkta…

Öyleyse mavi ceket,sarı yeleklim

Cehenneme gönder beni !

 

Neden sonsuzluk ?

Bilmiyoruz ki ne olduğunu…

Bilmez misin peki ,ha kırk ha yetmiş…

Otuz yıl sonra ölecek olan sen değil misin?

 

Evet…Bütün uykuları çalınmış sensin…

Sensin yollarına çığ düşmüş,rengi solmuş…

Adım dahi atamayan,nabızsız bir insan…

Kelimelerin kifayetsiz,şarkıların kokmuş,

Dumanın sönmüş,meyin arsenik dolmuş…

Rüzgarlar okşamaz olmuş tenini,

Güneş üşütür,kar terletir seni !

Semanın bütün nimetleri eteğinde cansız…

Güllerin kokusuz,suların tatsız.

Bütün bayrakları inmiş yüreğinin

Med cezirler eşliğinde Astakoz’da…

Parlak ve keskin bıçakların,

sessiz ve soğuk namlularınla

John Palach’la Rusları kov Çekoslavakya’dan.

Kirilov ile Beşir Fuat’a takıl ipsizliğinde

ve “Herkese bir bakışı var ölümün.

 Ölüm gelecek ve senin gözlerinle bakacak”

diyen Pavese’ye eşlik et

21 çeşitlik ordövr tabağında bir akşam…

Sen yaşama uğraşısında çözülmüş ve çökmüş,

ruhsal salgınlarında it piresi,at sineği gibi;

Şeytan ise rahmet kapısında beklerken

bir ümit babasından gelecek affı hala…

Sen…Senin için vakit çoktan geçmiş…

Sözler bitmiş…

 

  AyHan ALEMDAR

31 Mayıs 2011

KARHANE ZAMANI

 

KARHANE ZAMANI

Eskiden kaşaneler vardı gururlu

Bir de viraneler hatırlar mısın huzurlu

Yokoldu viraneler doldu kaşaneler

Kalmadı gurur ile huzur çoğaldı karhaneler

Varımız yoğumuz aklımız fikrimiz budur

Şimdi karhane zamanıdır Hıdır

Adını sorarsan uygar toplumdur

 

 

AyHan ALEMDAR

23 Mayıs 2011

KRİPTOCU TAVŞANLARIN SUYUNUN SUYU – I –

 

KRİPTOCU TAVŞANLARIN

     SUYUNUN SUYU – I –

 

…kafadan gayrimüsellahların (1)

  memleketin göbeğinde

   alameleinnas(2)

     tanrısal komedyalarını izliyorum

       gölgedeki adamlarla

         yaz sıcağında…

 

gurbetteyiz

  muhabbetteyiz hiyerarşinin gönlünde

     enişte öperken 14’leri

        dikilmişiz dikili taşa

“Bugün bena ise yarın senadür ! “

 

Aslında herşey Tevfik’in işiydi(3)

  Moskova’dan getirdi

    başı dönük alelacele

     bir bavul ile

Nemrut ile Firavun’lar sonradan hortlayan

  kadrocu Naziler ile yöncü Solcular…

İskeleti mezardan çıkardılar

  emek bohçasını yamadılar

    sonra bir hay hoy lay loy

      ölüye kefen giydirdiler…

Kapıkulları…

  Sütçü beygirleri…

    Küçük burjuva kırıntıları…

      Kanuni öldü

        ölüsü tahtırevana oturtuldu

          bunlar arkada durdu !

Aynı zihniyet Kanuni’den beri

   dilleri kulakları kesip

     Beyazıt Cami’nin eşiklerine

                   çivileyip durdu …

Mayıs’ta bunu unuttu

  şaha kalkan kılıçlar   

     ve unuttular sadrazamla vüzeranın

       kellelerini 1960’da…

Kelli,ne halt edermiş finans ile capital

                bu işe dendi

  ve küçük apoletler

   pek zeki adamlar

     Orhan Gazi edasıyla yürürken

       devrildi mavi göklerin

          parlak yıldızları şangır şungur

            bir gecede akibeti meçhul

              memurcuk oluverdi

                 hiyerarşik hiyerarşi çiğneyenler !

…dedim ya

     kafadan gayrimüsellahların

       alameleinnas

     tanrısal komedyalarını izliyorum

       yaz sıcağında…

Değişmemiş hiç bir şey…

Eşraf da,Devlette

  Binaenaleyh o adam

   makinenin çarkları

     kadrocu kanatlar

      çorbacılar

tuzu,biberi,suyu,pirinci,

  soğanı,nanesi,karabiberi

    adı devlettir içilenin/ iç edilenin

     beslenen kapıkulları

       yağlı seven yağcılar…

 

derken…

  anan yahşi baban yahşi

    ayıptır ecanibe karşi

      demokrasi demokrasi diyerek

        dikildiler kapıkulları

          Merkez Paşa’nın(4) karşısına…

Kulağı sağırdı bizimkinin

  amma fısıltı çabuk kaçardı nedense…

    ve nedendir bilinmez

      top gibi patlayan

        şimşek gibi gürleyen adam

         Thornburg (5) ile görüşünce

           tek kişilik çarşafta

             aldırmadan oklara

               yaptı demokratik zifaf…

 

En kadir-i mutlak

  mangal yürekli

    Merkez Paşa

      ayrılınca sosyal sınıfından

        bağlandı tıpış tıpış

          terbiyeli maymunlara !

  

ve sonra kütüphane fareleri…

Sakallı Softalar…

Sakallı’nın başı üzerine yemin edenler…

Arslan allamelerimiz,ikinci ağız kapitalciler,

kurnazca allamelik taslayanlar,  

ezberci hafız-I kütüpler

   ya da hafız-ı kapitalciler

    ve bön medrese kaçkını

     el etek öptüren baş belası

       sosyalizm softaları

postu samanla doldurmuş tilkiler

mihenk taşına vurmayan

pratikten yoksun arşiv papazları…

Hatmetseniz de,yutsanız da o yazılanları

  kavgada yanmamışsa etinizle kemiğiniz

    ne diplomanız

      ne de güzel sanat üstatlığınızla

        olunmaz sakallı…

Öyle olsaydı dünya Marx’larla dolardı ..!

 

Hala halkımıza en iri incileri sunanlar

  bilsinler ki halkın beklediği

    çölde bir yudum sudur..!

 

Velhasıl köylüler,aydınlar,işçiler

  küçük burjuva hayalleriyle

    Babil’in asma bahçelerinde

      ceylan başlı memelerden

        içecekleri sütü beklerken

          iktidar hevesindekiler

           biçaredir,

             baştan aşağı yaredir…

 

Ey Sakallı;soruyorum şimdi sana,

 bu işler acep neden hep böyledir ?

 

 

 

AyHan ALEMDAR

21 Mayıs 2011

 

( Devam Edecek…)

 

Notlar:

(1)Kafadan gayrimüsellah : Akılsız,aklında bozukluk olan.

(2)Alameleinnas :Alenen,herkesin önünde,göz önünde.

(3)Tevfik: Tevfik Rüştü ARAS (1883-1972).

(4)Merkez Paşa :İsmet İnönü.

(5)Thornburg :1945’den sonra ABD yardımları için Türk ekonomisini inceleyen ABD’li ekonomist.

Vadi’de

 

Vadi’de

Bir ömürlük ömrü

      bir gecede bitirdim

Yarın olsa ne olur,olmasa

              ne olur ?

Hayat…

Keşke çaresi olsaydı…

Harcandım…

Eskihisar’dan bir vapur kalkar

                                Yalova’ya…

Gölcük,Karamürsel,Yalova karşımda

İzmit arkamda…

Bakarım sadece geceden.

Bir vadide yaşıyorum

            Balzak’tan çok öte…

Cenneti gömmüşüm

ömrümün bir gecesine…

Bir mum daha yaktım

  İnsanlığın cümlesine

   Yalova göz kırpar

     Ben ağlarım…

 

 

 

AyHan ALEMDAR

15 Mayıs 2011

41 (Doğum Günü )

 

41 (Doğum Günü )

41…

Sanmayın ki bu bir il trafik kodu…

Ya da isim şehir,

hani en çok bildiğiniz oyun !

Belki de adam asmaca,

kimbilir ?

41…

 Ayakkabı numaram…

4 ve 1 eşittir 5 ‘mi eder ?

 Kimbilir !

 Kim öğretti bize ?

 Siz nerden bileceksiniz ki ?

 Dört ve bir…

Unutun tüm bildiklerinizi şimdi…

 Ne ifade eder ki 4 ya da 1

 eşittir ya da 5 …

Ya da yan yana koyunca 41

 veya yana yana 41…

 Anlayamazsınız…

 Anlamanız için

 önce benim papuçlarımı giymelisiniz.

 Ateşten mıcırlı yollarında yaşamın

 cam kırıklarında elemin ve kederin

derin bıçak yaralarını hissetmelisiniz

kanlı ve soğuk ve bilmelisiniz

ve öğrenmelisiniz

yanmış yıkılmış

 tüm antik kütüphanelerin

 tozlu,küflü ve pasaklı raflarındaki

 edepsizin nesepsiz mirasını

ve iflasını insanlığın…

 Ve ve yazılmış kaderiniz

yanmış yıkılmış viraneniz ile

 siz yaşarken kendileyince

 bencileyince

kefeninizi ütülemesiniz

Aristo’ya ders verirken

aynı zamanda Sokrat’a da gülmelisiniz…

En çok da devletli Eflatun’a !

Gülmek benim kalbimin cilasını bozar!

Gülemem kan ağlanacak hallere bencileyince…

41…

41 Benim yeni yaşım…

Bugün benim Doğum günüm

bir pasta ile dört mum bu parasızlıkta !

 Ve iki insan…

Üfledim mumları

Mum söndü

mumlar söndü

-mü acaba-

 Ben yanmaya devam ediyorum oysa

 -sönmüştüm yanarken-

 koparılan bir takvim yaprağında daha

 hala…

 “Hey Aristo !

Buz yakar,ateş üşütür keza !

 Anlayana…”

 

 

AyHan ALEMDAR 9 Mayıs 2011

DİK DURMALI İNSAN

 

DİK DURMALI İNSAN

Merhameti,vicdanı,mantığı

   kısacası iki gözüm adaleti;

     görünce dört ayaklı Homo Sapiens’leri

       terkettim…

Görünce zorbalığı ve sömürüyü

   ve barbarlığı iki gözüm

     bu çağda

       çağcıllarım arasında

ne Luther ne Adam Smith

  ne Engels ne de Marks umurumda

     terkettim insafı…

İnsaf,hükümsüzdür artık…

Cesedi bir morgda yatıyor…

Bense vicdanımı soğutuyorum

           ağzımda sigaram !

Yine de insaflıydım

 bıçakla öldürdüm

   acı çekmesin diye

     ölsün hemen diye

       çabucak soğusun diye,itirafımdır…

Bıçakla öldürdüm kansızı,

  olmayan kanı aksın diye !

Onunda hemoglobinsiz alvuyarları

                                  kırmızıydı…

Erectus’um ben,dimdik !

Memelilerden ve eski dünyadan

                           bir maymun,

büyük insansı sana inat !

Unutma ki modern insan sendin

                       Ey Sapiens;

ben hala dimdiksem eğer

 sen nasıl battın bu kadar çamura

  tıpkı bir sürüngen gibisin …

   neden Sapiens,neden ?

 Şimdi…

  Uzaklardan,çok uzaklardan Sapiens,

  sana sesleniyorum çığlık çığlığa;

   vakit çok geç olmadan

    ve olur ayağa kalk,

     kurtul pranga ile tasmandan…

 

  

 AyHan ALEMDAR

19 Nisan 2011

 

 

İKİ ÇARPI İKİLİK TESİS

 

İKİ ÇARPI İKİLİK TESİS

Her çocuk ağlar genelde doğduğunda.

Anneme sormuştum bir zamanlar;

Ben gülmüşüm oysa ağlanacak hallara…

Şimdi sıra sizlerde…

Siz güleceksiniz ağlanacak halime..!

 

Her akşam yatarken yatağıma,

   umut ederim yarın sabah doğacak güneşi;

     olmaz derim

       bu akşam da olmasın,kalsın

         ama sabah yine yoktur güneş !

Temmuz sonunda zemheridir içimdeki…

 

Siz hepiniz,seviniz çok seviniz birbirinizi…

Gayri giderayak itten aç yılandan çıplak

   çalıp kapınızı her birinizin birer birer

      sevgi dilendim eğilmeden

        açlığım,doymamışlığım budur benim

          ağlamasın diye çocuklar

             ağlamasın,ağıt yakmasın diye analar…

 

Kokmuş bir deryanın ortasındayım

   tuz kokmuş,balık kokuşmuş

     boşunaymış tüm çırpınışlar

       önüm arkam köpek balığı

         bense kendi hayallerimde

           yel değirmensiz Don Kişot !

Yemen’de at izlerinden su içiyorum

   Çanakkale’den yadigar

      beynimin sol lobundaki kurşun

Kah Balkanlar’dayım

   kah Karabekir ile Şark’ta

     dönüp baktığım tek yer Samsun

       çıt yok yine de

boylu boyunca uzanmış bir gerilla

  sınıfsız zümresiz birinci Kuvvacı

   çetecinin tezgahında işkencede…

 

Sizi bilemem amma

ben ölüyorum galiba…

Elma mı, armut mu diye

               beklemesin hiç dostlar!

Dünya sizin olsun,

Korkmayın !Dedim işte;öldüm

                               öldüm ben..!

Haklı olmak yok imiş bu alemde,

belki toyluğumdan

  belki de verdiğim ikrarlardan…

Oy dost çık artık saklandığın mağaradan,

    çıkarabilirsin artık sakladığın

      bıçağı arkandan !

Dünya sizin olsun,ben öldüm…

 

Diyorlar ki; “Korkaksın Sen!”

Bunu söyleyenlerin öznesi hep “ben” idi.

Kendileri yani…

Söylenecek çok lafım var onlara amma

  yazıktır kalem ile kağıda

    bir de boşa geçen zamana…

 

Olmadı hiç gözüm para da pul da

  neyim varsa aha da üzerimdeki

                                 şu çulda…

Giderken kendi hiçliğime

  Son sözüm “Alfa-Omega” .

Haydi Allahaısmarladık,Eyvallah…

 

Ararsanız şimdilerde beni

   elinizi çabuk tutun,derim.

Keza umutsuz adımlarım

  ulaştı Filler Mezarlığı’na..!

Dün geçti be cancağızım,

  Yarın gelmedi hiç,gelmeyecek de…

Bugün ise her şey yasak bana.

Ezadır,cezadır artık yaşamak;

  yıllardır hissetmek,bütün suçları

    bütün yanlışları taşımak  sırtında.

 

Yine de size rağmen en iyisidir yaşamım.

  Bencileyin kendi narsist çayımda,

    sizinle son nefesimde

     giderken kendi hiçliğime

      gülümseyerek hepinize

        kimsesizliğinizin kimsesi

          korkularınızın kahramanı

            sevgisizliğin tanrısı olmak.

             Son sözüm “Alfa-Omega” .

Haydi Allahaısmarladık,Eyvallah…

 

Aslında olsaydı bu ülkenin fırınları,

 -Neron’a,Hitler’e,Mussolini’ye inat-

    savuracaktım küllerimi

      Meriç’ten Fırat’a,

        Sakarya’dan Kızılırmak’a,

          Gediz’den Murat’a…

Amma gideceğim yer belli;

   Ada 18,Parsel 389’da

      yatmakta olan babamın kollarında

        Bağçeşme’deyim yakında..!

-Belki siz ölüler bile istemeyeceksiniz beni-

 Amma velakin elimdeki tek malım,

                                     tek tapumdur

üst yapım ruhsat harcı bedeli ödenmiş…

Hasılatı bizatihi yatırılıp vergilendirilmiş,

  cilt 58,varak 3767’de kayıtlı

    iki çarpı iki ebadında

     iki kişilik bir tesis …

      Açılışa beklerim hepinizi !

 

 

 AyHan ALEMDAR

8 Nisan 2011

 

Bu sitede yer alan tüm şiir ve yazılar AyHan ALEMDAR'a ait olup;her hakkı, aksi belirtilmediği sürece saklıdır ...Sitedeki tüm eserler, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları eser sahibine aittir.

İletişim : 0.541.341 28 41

Elektronik Posta : ayhan.alemdar@hotmail.com

Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.